12 Kasım 2008 Çarşamba

KENT RADYO

KENT RADYO, KASIM 2008

·
Tarhan çok iddialı konuştu

Ünlü belediyeci Neşet Tarhan, bugün Kent Radyo'dan Mezitli belediye başkanlığına aday olduğunu açıkladı. "Bilgi ve birikimlerimi Mezitli için kullanacağım, Yepyeni bir Mezitli inşa edeceğim" dedi.
MEZİTLİ İÇİN ADAYIM
Ünlü belediyeci Neşet Tarhan bugün Kent Radyo’dan, Mezitli belediye başkanlığı için aday adayı olduğunu açıkladı.
Cezmi Yılmaz’ın konuğu olan Tarhan, yıllardır belediyelerde üst düzey görevlerde bulundum. Kentleşme ve yerel yönetimler konusunda birikimlerim var. Bunu Mezitli’nin geleceği için değerlendirmek istiyorum” dedi.
TARHAN İDDİALI KONUŞTU
Kaya Mutlu ve Okan Merzeci döneminde Mersin belediye başkan yardımcılığı, daha sonraki dönemlerde Yenişehir belediye başkan yardımcılığı yapan Neşet Tarhan, Belediyecilik konusunda uzman olarak tanınıyor.
Mezitli’ye yeni beldelerin katılması ile birlikte, “köy statüsünün” değiştirilmesi gerektiğini iddia eden Tarhan, bu ancak vizyon sahibi ve kentleşme konusunda birikimi olan kişilerce yapılabilir. Ben bunu en iyj yapacak kişiyim.Bu nedenle Mezitli için aday adayıyım.”

11 Kasım 2008 Salı

DEMOKRAT MERSİN GAZETESİ

DEMOKRAT MERSİN GAZETESİ (11.11.2008)
NEŞET TARHAN MEZİTLİ’YE TALİP
Mersin’in deneyimli belediyecisi, Ziraat Yüksek Mühendisi ve işletmecisi Neşet Tarhan CHP’den Mezitli’ye aday adayı oldu. CHP tabanının ve Mersin’in sevilen ve saygın isimlerinden birisi olan Neşet Tarhan, kırsal alanın ve tarımla uğraşan kesimlerin sorunlarını çok iyi bildiğini belirterek Mezitli’deki hedefinin ise huzurlu ve çağdaş bir Mezitli olduğunu ifade etti.
NEŞET TARHAN MEZİTLİ’YE TALİP

Mersin’in deneyimli belediyecisi, Ziraat Yüksek Mühendisi ve işletmecisi Neşet Tarhan CHP’den Mezitli’ye aday adayı oldu. CHP tabanının ve Mersin’in sevilen ve saygın isimlerinden birisi olan Neşet Tarhan, kırsal alanın ve tarımla uğraşan kesimlerin sorunlarını çok iyi bildiğini belirterek Mezitli’deki hedefinin ise huzurlu ve çağdaş bir Mezitli olduğunu ifade etti.

Nasıl bir Mezitli Belediyesi?
-Tarımla geçinen üreticilerin örgütlenmesine ön ayak olan ve ürünlerinin gerçek değerinde pazarlanmasına ortam hazırlayan…
-Kent planlaması ve yatırımlardan bütçeye kadar açıklık ve katılımcılığı ön gören demokratik belediye yönetimi…
-Halkın yönetimde söz sahibi olduğu belediye…
-Halkın belediye başkanını sorgulamasına ortam hazırlanan belediye…
-Sağlık, eğitim, kadın, gençlik ve benzeri soysal projelerin gerçekleştiği…
-Mersin Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu ve daha dinamik bir belediye…
-Huzurlu ve çağdaş bir Mezitli kenti…..

Neşet Tarhan- Öz geçmiş
1950 Adana doğumlu Ziraat Yüksek Mühendisi ve İşletmeci
“Türkiye’de Kooperatifçilik” konusunda master tezi hazırladı. 1971-1980 arası köy işleri ve ticaret bakanlıklarında bölge müdür yardımcılığı, bakan danışmanlığı, genel müdür yardımcılığı yaptı.
1980-2004 arası Mersin Büyükşehir ve Yenişehir belediyelerinde 24 yıl teknik başkan yardımcılığı yaptı. 2004 yerel seçimlerinde CHP’den Yenişehir belediye başkan aday adayı oldu. Çeşitli gazetelerde belediyecilik üzerine çok sayıda yazısı yayınlandı. Birçok ülkede belediyecilik üzerine incelemelerde bulundu. Çeşitli sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaptı.

7 Kasım 2008 Cuma



NEŞET TARHAN KİMDİR?

DOĞUM YERİ : ADANA, 1950
ÖĞRENİMİ :
-A.Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ (TOPRAK BÖLÜMÜ)
-YÜKSEK LİSANS, İŞLETME(Türkiye’de ve Dünyada Kooperatifçilik)

1971-1980 -KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI (KOOP. ADANA BÖLGE MD.LÜĞÜ),
ETÜD-ARAŞTIRMA-PLAN VE PROJE MÜHENDİSİ (1971/74)
-KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI MALATYA TOPRAKSU BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ,
KONTROL MÜHENDİSİ (1975)
-KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI (KOOP.ADANA BÖLGE MD.LÜĞÜ),
BÖLGE MÜDÜR YARDIMCISI , AYNI ZAMANDA LİSEDE
ÖĞRETMENLİK) (1975/77)
-TİCARET BAKANLIĞI, BAKAN TEKNİK MÜŞAVİRİ (1977-79)
-TİCARET BAKANLIĞI-YERFİSKOBİRLİK, GENEL MÜDÜR
YARDIMCISI (1979-80)

1980-2004 *(24 YIL)
MERSİN BELEDİYESİ TEKNİK BAŞKAN YARDIMCISI
MERSİN YENİŞEHİR BELEDİYESİ TEKNİK BAŞKAN YARDIMCISI

-TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ADANA BÖLGE ŞUBESİ YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ
-TÜTED (TÜM TEKNİK ELEMANLAR DERNEĞİ) KURULTAY DELEGELİĞİ
-TÜM BELSEN ÜYELİĞİ
-MİY (MERSİN İDMAN YURDU) ASBAŞKANLIĞI (1987)
-BELEDİYESPOR YÖNETİCİLİĞİ VE HALSPOR KURUCULUĞU
-BİRÇOK DERGİ VE GAZETELERDE BELEDİYE YÖNETİMİ ÜZERİNE YAZILARI YAYINLANDI
-FRANSA-İTALYA-AVUSTURYA-ALMANYA-ÇEKOSLAVAKYA-MACERİSTAN VE KKTC’DE
DEĞİŞİK DÖNEMLERDE BELEDİYECİLİK KONUSUNDA TEKNİK İNCELEMELERDE BULUNDU.
-CHP İL ÇALIŞMA KOMİTESİNDE GÖREV ALDI.
-CHP ADINA YENİŞEHİR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFINDA
MÜTEVELLİ HEYET ÜYESİ OLARAK GÖREV YAPMAKTA.
-2004 YEREL SEÇİMLERİNDE CHP MERSİN/YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI OLDU
-HALEN SPK ( SERMAYE PİYASASI KURULU) GAYRİ MENKUL DEĞERLENDİRME
UZMANLIĞI YAPMAKTA.
-YABANCI DİLİ İNGİLİZCE OLUP, EVLİ VE 2 ÇOCUK BABASIDIR.

4 Ekim 2008 Cumartesi

*MERSİN ZİRAAT ODASINDA YENİ BİR DÖNEM

Gönüllü üyeliğe dayanmayan örgütlenmelerin sivil toplum kuruluşu sziayılmaması gerekse de TOBB gibi kuruluşların sivil toplum kuruluşu olarak ve de merkezi hükümetçe öncelikle muhatap alındığı bir dönemden geçtiğimiz için Ziraat Odasını da bu bağlamda değerlendirebiliriz. Ama daha da önemlisi Ziraat Odası bir tarımsal örgütlenme modelidir.
Tarımın Antalya-Bursa yöreleri gibi Çukurova’ da narenciye başta olmak üzere merkezi bir yerinde olan Mersin’de Ziraat Odasının önemi daha da artmaktadır. Odanın demokratik yapısı,kır yoksullarının örgütü olmayışı gibi kuşkusuz tartışılabilecek yönleri vardır. Bunlar ayrı konular…
Dün Mersin’de yapılan Ziraat Odası seçimleri sonucu,yıllardır bu örgütün başında olan,neredeyse Oda ile adı özleşmiş olan saygıdeğer büyüğümüz Sn. Salim Ongun yerine yine yakından tanıdığım genç bir arkadaşımız Cengiz Gökçel işbaşına gelmiştir. Sn. Ongun kentte sevilen,saygın bir kimliğe sahiptir. Bu saygınlığını,deneyimini yeni yönetiminde her zaman değerlendireceğine inanıyorum. Ben de kendi adıma Sn. Ongun’un geçmişteki hizmetlerini saygı ile anıyorum.
Ziraat Odası gibi önemli kurumlarda yönetim değişikliği olurken bu olgu salt o koltuktaki fotoğrafın değişimi ve kaybedenleri ötekileştiren bir değişiklik olmamalıdır. Baki Gökçel gibi sevilen bir babanın oğlu olan Cengiz Gökçel genç,enerjik,dinamik yapısı ile Ziraat Odası çalışmalarına yeni açılımlar getirmelidir. Ülkemizde ve Mersin’de tarımın bitirilmeye çalışıldığı bu dönemde birtakım çabalar ve savaşım içerisine girilmelidir.
Yeni yönetime tüm siyasi partiler ve kuruluşlar destek olmalıdır. Benim de yeni yönetime meslekten kaynaklı iki önerim olacaktır.
1-Kırsal alanda yaşayan tarımsal üretimde bulunan öncelikle küçük ve orta ölçekte tarım işletmeciliği yapan üreticilerin “TARIMSAL ÜRETİM KOOPERATİFLERİ” n de örgütlenmeleri konusunda sonuç alıcı eğitim çalışmaları yaparak öncülük edilmesi. Tarımsal üreticilerin siyasal olarak güçlenmeleri ,parlamentoda temsil edilebilmeleri,ekonomik olarak güçlenebilmeleri,tarımsal ürünlerinin değerlendirilmesinin tek çözümü tarımsal kooperatiflerde örgütlenmektir. Yatırım açlığı çeken Mersin’de tarımsal yatırımların gerçekleşmesinin aracı da tarımsal kooperatifçilik olmalıdır. Bu konuda yeni yönetim çalışma proğramının öncelikleri arasına tarımsal kooperatif örgütlenmesinin alınmasını öneriyorum.
2-Çukurova Üniversitesi- Ziraat Fakültesi,TMMOB –Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Mersin Şubesi ile Ziraatçılar Derneği,Mersin Üniversitesi,Ticaret ve Sanayi Odası,Belediyeler gibi kuruluşlar ile tarımsal konuda bilimsel araştırma yapan kurumlarla ortak ARAŞTIRMA – GELİŞTİRME çalışmalarına başlanması. Bu çerçevede Alata’nın da tarımsal araştırma merkezi olarak daha modern biçimde değerlendirilmesi konusunda TZOB ve TMMOB-Ziraat Mühendisleri Odası ile birlikte merkezi hükümet nezdinde girişimlerde bulunulması.
Cengiz Gökçel ve seçilen yeni yöneticilerin Ziraat Odasında yeni bir beyaz sayfa açarak dinamik bir çalışma proğramı içerisinde Mersin tarım ürecilerine katkı sağlayacağına inancı ile başarılar diliyorum.

*TARIM VE CHP

CHP Genel Merkezi Bilim ve Kültür Platformu Çalışma Gruplarının hazırladığı raporlardan birinin konusu da TARIM.
Raporun girişinde tarımın önemi,Osmanlı Devletinden itibaren tarımdaki gelişmeler,Atatürk döneminde yapılan çalışmalar,1950 sonrası-1980 sonrası değişimler anlatılmaktadır. Tarımın genel ekonomi içerisindeki yeri,tarımsal nüfus ve tarımsal işletmeler,tarımsal girdiler,üretim planlaması,tarımda özelleştirmeler ve yabancı sermaye girişi anlatılmakta. Dünya Ticaret Örgütü-AB-IMF ve Dünya Bankasının Türk tarımı ve çiftçisine bakışı değerlendiriliyor.
Balıkçılıktan seracılığa kadar sorunlar açıklanırken pamuk,narenciye,fındık,tütün,zeytin,patates,mısır gibi birçok ürün özelinde değerlendirme yapılmıştır.
Raporun sonuç bölümünde AKP’ nin tarımı nasıl çökerttiği,CHP’ nin tarımda neler yapacağı teker,teker açıklanırken CHP’ nin çiftçiye verdiği sözler somut olarak sıralanmıştır.
Ben bu bağlamda TARIMSAL KOOPERATİFÇİLİK konusuna ilave ve vurgu yapmak istiyorum.Kır yoksullarının,çiftçilerin yoksulluk sarmalından kurtulabilmeleri,giderek büyüyen işsizlik sorunlarının önlenebilmesi,ekonomik ve demokratik haklarını alarak,sorunları çözümlenmiş olarak siyasal güç haline gelebilmeleri üreticilerin demokratik halk kooperatiflerinde örgütlenebilmeleri ile olasıdır.Anayasamız ve Devlet Kalkınma Planlarında her dönem kooperatifçiliğin önemi,özendirilmesi ve desteklenmesi öngörülmüş iken durum hiç de öyle değil. 12 Eylül 1980 darbesinin ülkemizde parlamentodan başlayarak birçok demokratik kuruluşu kapattığını,yöneticilerini yıllarca haksız yere cezaevlerine kapattığını beraat ile sonuçlanan davalar sonucu birçok kişinin cezaevi koşullarının da etkisi ile canlarını yitirdiğini anımsamakta yarar var.Yunanistan’da faşist diktatör Metaxas ve askeri cunta döneminde ,İtalya’da faşist Mussolini zamanında da kooperatif hareketin,örgütlenmenin yok edildiğini biliyoruz. Ancak.adı geçen ülkeler gibi birçok ülkede ,AB üyesi ülkelerde bugün tarımsal kooperatifçilik örgütlenmesi genel ekonomi içerisinde çok önemli yer tutar konuma gelmiştir. Oysa, ülkemizde ne olmuştur? 12 Eylül darbesi Türkiye’de KÖY-KOOP (Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatif Birlikleri Merkez Birliği) çatısı altında gelişen,demokratik halk kooperatifçiliği hareketini,KÖY-KOOP’u kapatarak ,yöneticilerini cezaevine yollayarak ,kooperatiflere desteği kaldırarak önlemiştir. Arkasından 24 Ocak 1980 kararları ile neoliberal düzene geçişin temelleri atılmıştır. Ne yazık ki aradan 26 yıl geçmesine karşın faşist hareketlerin balyozunu yemiş batı ülkeleri kooperatif hareket örgütlenmesini küllerinden yeniden doğarak daha canlı kılarken ,ülkemizde kooperatifçiliğin “K” sı bile yok. Demokratik hak ve özgürlükleri kullandırmayan yönetimlerden kooperatif örgütlenmesini özendirmeleri de zaten beklenmemelidir. Mevcut siyasi iktidar ve neoliberal ekonomiden yana partilerin ülkemizde kooperatifçilik hareketinin gelişimini istemeyeceği bilinmelidir. Çünkü kır yoksulları,köylüler demokratik halk kooperatiflerinde güçlü bir biçimde örgütlenmeleri halinde ekonomik yönden güçleneceklerdir. Ekonomik yönden güçlenen köylüler böylece siyasal yönden özgürce karar verme olanağına kavuşarak daha demokratik ve sağlıklı siyasal yapılanma gerçekleşecektir. İşte 12 Eylül 1980 darbesi ve uzantılarının Türkiye’de kooperatifçilik hareketini yok etmesinin CHP’nin ise bu hareketin güçlenmesini istemesini nedeni.Raporun”kooperatifçilik” bölümlerinin bu bağlamda analiz edilmesinde,değerlendirilmesinde yarar var.
CHP’li İl Genel Meclis Başkanı Sn. Ali Erdinç’in öncülüğünde partili diğer İl Genel Meclisi üyesi arkadaşları CHP’nin “Türkiye!de Tarım” başlıklı raporunu”kendi olanakları ile” çoğaltarak köylere,ilgili kişi ve kuruluşlara ulaştırmışlar.Arkadaşların bu çalışmalarını kutlamak gerekir diye düşünüyorum.İlgililer bu rapor sayesinde CHP’nin tarım politikasına ilişkin görüşleri ve iktidara geldiğinde yapacakları hakkında bilgi sahibi olacaklardır. Herkesin bu raporu “okuyarak” katkı sunmasında ,raporun kitleselleşmesinde ,her kesim tarafından okunmasında,bilinmesinde yarar olacaktır.